Anıların başkasının akışına ait değil
Sosyal akışlar hayatını başkalarına göstermek için yapıldı, hatırlaman için değil. Bu farkın neden önemli olduğu ve özel bir arşivin ne yapması gerektiği.

Şunu dene. En çok paylaşım yaptığın profili aç ve üç yıl geriye kaydır. Sonra film rulonu aç ve aynı haftaya git.
Profil bir avuç kusursuz an gösterir: manzara, akşam yemeği, herkesin iyi çıktığı o grup fotoğrafı. Film rulosu ise gerçekte olanı gösterir: otobüs camından çekilmiş bulanık kare, o yemeği unutmamak için fotoğrafladığın menü, aynı gün batımına on dört deneme, artık adını hatırlamadığın bir yerin yol tarifinin ekran görüntüsü.
Bunlardan biri hayatının kaydı. Öteki ise bir seyirci için hazırladığın en iyi anlar derlemesi. Çoğumuz ikincisini birincisiymiş gibi gördük.
Akış başkaları için yapılır
Sosyal akışta her şey dışarıya bakar. En çok etki bırakacak fotoğrafı seçersin, hikâyeye uymayan kısımları kırparsın, açıklamayı okuyacakları düşünerek yazarsın. Bu bir kusur değil; akış zaten bunun için var. Paylaşmak gerçek bir keyif ve bazı anlar görülmeyi hak eder.
Ama bu, akışın hayatının yalnızca göstermeye razı olduğun hâlini tuttuğu anlamına gelir. Yolculuğun en güzel öğleden sonrasına dönüşen o yanlış sapak, bir kafede geçirdiğin yağmurlu gün, bir gün hatırlamak için her şeyini vereceğin sıradan bir salı yürüyüşü: hiçbiri paylaşılmaz, çünkü hiçbiri başkası için yaşanmadı.
İlk solan da tam olarak bu anlardır.
Akış sıralar, hatırlamaz
Bir platform sana eski bir gönderiyi yeniden gösterdiğinde, bunu o gün senin için önemli olduğu için yapmaz. Bir anı seni uygulamaya geri getirmekte çok başarılı olduğu için yapar. Geçmişin sıradan bir içeriğe dönüşür; reklamların ve yabancıların gönderilerinin yanına dizilir, algoritmanın işine geldiğinde gösterilir, gelmediğinde gömülür.
Hatırlamak başka türlü işler. Kişiseldir, yavaştır ve çoğu zaman bir yerle başlar: bir sokağın kokusu, pencere kenarındaki masa, çocuklarınla tırmandığın tepe. Akışın bunlardan hangisinin senin için önemli olduğundan haberi yoktur. Yalnızca neyin etkileşim aldığını bilir.
Raf senin değil
Anılarını bir platformda tutmak, fotoğraf albümünü başkasının rafında saklamak gibidir. Raf yeniden düzenlenebilir, baştan tasarlanabilir ya da ortadan kaldırılabilir. Hizmetler kurallarını değiştirir, özellikleri kapatır, hesapları kilitler ve paylaştığın her şeyi dışa aktarmayı zahmetli bir işe dönüştürür. Bunda kötü niyet yok; bu hizmetler basitçe bu iş için yapılmadı.
Anılarını saklama işi sana ait. Asıl soru, onları nerede saklayacağın.
Hikâye zaten telefonunda
Çoğu insanın gözden kaçırdığı kısım şu: hayatının bir kaydına sahip olmak için hiçbir şey paylaşman gerekmiyor. Telefonunun çektiği neredeyse her fotoğraf, nerede ve ne zaman çekildiğini zaten biliyor. Bilgi orada duruyor; binlerce fotoğrafın içinde, neredeyse kimsenin kaydırmadığı, tarihe göre sıralanmış bir ızgarada.
Sorun hiçbir zaman anıların eksikliği olmadı. Sorun, film rulosunun hatırlamak için değil, saklamak için düzenlenmiş olması. Tarihler bir günü geri getirmez. Yerler getirir.
Özel bir arşiv ne yapmalı
Bir akışı ödünç almak yerine anıların için sıfırdan bir yuva tasarlasaydın, aşağı yukarı şöyle görünürdü:
- Varsayılan olarak özel. Sen paylaşmaya karar vermedikçe hiçbir şey paylaşılmaz, her seferinde tek bir anı.
- Yere ve zamana göre, kendiliğinden düzenli. Geçen baharı yeniden bulmak için binlerce fotoğrafı etiketlemen, dosyalaman ya da açıklama yazman gerekmemeli.
- Seyirciye değil, anıya göre kurulmuş. Beğeni yok, takipçi sayısı yok, sıralama yok; yalnızca o an, büyük ve sessiz.
- Saklaması da silmesi de sana ait. Bir şeyi kaldırdığında, göremediğin bir yerde arşivlenmek yerine her yerden gitmeli.
DearMaps’i bu fikir üzerine nasıl kurduk
DearMaps’i yaptık, çünkü o arşivi kendimiz için istiyorduk.
Magic Scan fotoğraflarındaki konum ve tarih bilgisini okur (bir sunucuda değil, iPhone’unda) ve film rulonu yaklaşık bir dakikada bir haritaya dönüştürür. Sakladığın her fotoğraf, video ve not cihazında şifrelenir. Bir anıyı Pals’ınla paylaşmayı ya da akışta yayımlamayı seçmedikçe haritan özel kalır; yayımlanan kopyalar, fotoğrafların gizli meta verileri olmadan yeniden kaydedilir. Bir anıyı sil; iPhone’undan, iCloud yedeğinden ve akıştan kaybolur.
Ödünleşimler konusunda dürüst olalım: DearMaps’i hesapsız kullanırsan anıların yalnızca o telefonda yaşar. Ücretsiz bir hesap oluştur, şifreli kasan kendi iCloud’una kendiliğinden yedeklensin; böylece kaybolan bir telefon, kaybolan bir yıl olmaz.
Paylaşmak istediğini paylaş. Hatırlamak istediğini sakla.
Bunların hiçbiri paylaşmayı bırakman gerektiği anlamına gelmiyor. Manzarayı, akşam yemeğini, grup fotoğrafını paylaş; paylaşılmaya değerler.
Yalnızca akışın, hayatının yazıldığı tek yer olmasına izin verme. Hayatının en güzel kısımları hiçbir zaman bir seyirci için değildi. Senin içindi, ve orada olanlar için.